Sahtecilik Nedir? - Grafolojibilirkisi

İçeriğe git

Ana menü:

Grafoloji Eğitimleri Hakkında
Son günlerde  bazı özel kuruluşlarca açılan Grafoloji eğitimine katılarak 6 gün, 15 gün ve 21 gün gibi eğitimler neticesinde alacakları belge ile Mahkemelerde bilirkişilik...


CMK 67. Madde ve HMK Md.293/1
MK 67. Madde 6. bendindeki “Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanunî temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi ...


Özel Bilgilerde Dolandırıcılık
Cep telefonu hattı alırken, herhangi bir yere nüfus cüzdanı fotokopisi bırakırken dikkatli olmanız gerekiyor...



SAHTECİLİK NEDİR ?
 

Olmayan bir belgeyi düzenlemek veya mevcut gerçek bir doküman üzerinde tahrifat yapmak suretiyle değişiklikler yapmak ve bu dokümanı çıkar sağlamak için kullanmaktır.
 
Özetle; haksız menfaat temin etmek amacıyla kanuna aykırı olarak hazırlanmış her türlü evrak ile var olan bir belge üzerinde değişiklik yapılmak suretiyle aldatma ve menfaat kastı, sahteciliğin konu ve kapsamı içine girer.
 
Hukukta; kanıt olarak kullanılan bir belgenin düzmece olması şeklinde ifade edilir.
 
Sahtecilik suçunun oluşması için dokümanın kasıtlı olarak sahte tanzim edilmiş ve ikinci şahıslara ya da kurumlara zarar verici nitelikte olması ve haksız kazanç sağlamış olması gerekmektedir. Dokümanın sahte ya da gerçek olduğunu tespit etmenin amacı, soruşturmanın hedefine ve söz konusu belgenin çeşitliliğine göre değişir.
 
Sahtecilik konularına ilişkin soruşturmalar, bilimsel teknik ve metotlarla araştırılması gereken bir sistem olduğu için yazının icat edildiği Sümerler döneminden bu güne kadar yazı ve şekiller üstünde dikkatli inceleme yapabilen, tecrübe sahibi, ayırt edebilme melekesi gelişmiş, ciddi, objektif bakabilen kişilerin inceleme, kanaat verebilme ve değerlendirme yeteneklerine ihtiyaç duyulmuştur. Günümüzde bu işi Adli Grafoloji Bilirkişileri ifa etmektedir.
 

EL YAZISI VE YAZAR PROFİLİ ÜZERİNDE DEĞERLENDİRME

 
En kısa el yazısı içinde bile yazara ait bazı karakteristik izler vardır. Bu izler belge bütününe bakıldığında el yazısındaki gizemin faktörlerini oluşturduğu görülür. İlk başta harflerin oluşturduğu kırılganlıklar göze çarpar. Kişilere ait özgü el yazılarında ilgili elemanları kırılganlıkla sınırlandırmayıp genişletecek olursak, yazıların yönü, boyutu, biçimi, hız ve uygulanan basınç, el yazısının iskeletini oluşturan unsurların grafolojinin sorumlu elamanları olduğunu söyleyebiliriz.
 
El yazısı hareketleri bilimsel yazı çalışmasının teorisine müsbet yönde etkisi olmuşsa da; bu, el yazısı hareketleri kişilerin ifadesine, katılımına, konuşmasına, yürümesine, yüz ifadesine bile etki ettiği savunulmuştur.
 
Grafoloji, birçok Avrupa ülkesinde, personel alımında bile adaylardan örnek yazılar alınmak suretiyle bireysel yazı unsurlarındaki farklılaşmalara göre müracaat kabul edilir. Bunlar yazarın (el yazısı alınan şahsın) aklı, ruh yapısı, dinamikliği, konuşma ve kendini ifade edebilme, yürüyüşü, insanın diğer anlamlı jest hareketleri ve yorum katabilme becerileri çalışma isteklerinin kaydedilebilen ölçüleri olduğu kabul görür.
 
Yazılardaki genişlik ve yükseklik, mevcut harf boyutları derinlik ve uygulanan basınç ile eşdeğer sembollerdir. Genişlik ve yükseklik yazının yazıldığı doküman üzerindeki üst bölgesi, alt bölgesi ile sayfanın sol ve sağındaki boşluklardır.  Noktalama işaretlerini de göz ardı etmek yanlış olurki; bu işaretler Latin alfabesinde “i, ü, ö” karakterlerinden, sedil işaretleride “ç, ş” karakterlerinden oluşur.
 
Grafoloji benzersiz el yazısı çalışır çünki, herkes farklı yazı modelleri üretir. Aynı harf ve yazı biçimi herkese aynı öğretilirken algı ve uygulama kişiden kişiye farklılık gösterir. Kimisi yükseklik, basınç ve aralıklarda farklı bir ürün çıkarırken kimisi sonradan ekleme gibi zihinsel sipariş tekniğiyle kendine münhasır bireysel farklılıkla yazı yazar. Aslında bu süreçlerin her şahsın zihinsel işlevinde sabit bir karaktere dönüşmesindeki bir adımdır. Bu adımlar, el yazısı olur ve otomatikleşir. Zihinsel ve fiziksel bu yetenek desen el yazısı ve el yazısı üretiminde bilinçsiz hale gelir. Burada bilinçsiz kelimesi aslında otomatik yazı yazma hızını yazar, düşünmeden, hesap etmeden, kendine ait özellikleri bilmeden kağıda yansıtması anlamında kullanılmıştır.
 
Bu bilinçsiz yazma kullanımı zamanla belirgin hale gelirken zaman içerisinde el yazısında farklılaşmalarda gözlenebilmektedir. Örneğin genç birisinin otomatik yazım tarzı şahsın yetişkin döneme girdiğinde, yeteneğine ve ircaa ettiği mesleğine bağlı olarak iyi bir değişime uğramış, gelişmiş veya daha hızlanarak baskı kalitesi düşmüş el yazısına dönüşebilir. El yazısınındaki bu değişimleri test etmenin birçok yolu vardır. Onbeş yaşındaki bir gencin otuz yaşına geldiğinde tahsil ve mesleğine göre bahsettiğim bu değişimleri her iki döneminden alınmış yazı örnekleriyle karşılaştırmak ve benzer olmayan (yaş aralığı olarak) karakterleri ortaya koymak ispatı zor olan bir husus değildir. Biz yetişkinlerin el yazıları birbirinden benzersiz hale gelmiştirki bunun sebebide sağlık sorunları, stres ve gelişmeye bağlı diğer etkenlerdir.
 
Sahtecilik uzmanı belgelerin asıllarını ideal bir varlık görmeli, asıllarını temin edemediği takdirde bazı karakteristik özelliklerinden yoksun olmayacak kadar temiz çekilmiş, fotoğraf, faks çıktısı, taranmış belge ve fotokopileri üzerindende bu analizi yapmaları ya da dijital görüntüsü iyileştirilen “aslına sadık kalınmak suretiyle” görüntüler üzerindende çalışma yapmaları mümkündür. Ayrıca, bulunduğumuz çağda teknolojik cihazlar o kadar gelişmiştirki; belgenin orijinalinden çekilmiş fotoğraf ya da fotokopi kalitesi oldukça iyi seviyededir. Tabiî ki orijinalinin yerini tutmaz ancak, orijinali olmadığında bununla yetinilmelidir. Orijinali olmasada, Ülkemizde genelde belgenin aslının olması gerektiği savunulur. Düşünün; karbon bir belge ile işlenmiş bir suçu nasıl aydınlatacağız. Ya da fulaj izi ile el yazısının kime ait olduğunu tespit ettiğimiz halde bu kanıt suçlu alehinde kullanılamasın mı? Biraz daha açarsak, fotokopi edilmiş ve bir suça maddi delil teşkil eden bir dokümanın aslına ulaşılamadığı takdirde şüpheli elini kolunu sallayarak adli makamdan uzaklaşsın mı?   İşte burada değerli yargı mensuplarınca olumlu mütalaalarına ihtiyaç vardır. Bu mütalaalar sayesinde grafolog daha özgün çalışabilme iradesine sahip olabilecektir. Şunu da kabul etmek lazımdır ki, bu türden belgeler üzerinde yazının hızı, baskı (kalem basıncı) kalitesi, kalemin rengi (mürekkep incelemesine elverişli olmayacağı), kalemin türü konusunda bir tespit yapılamayacaktır.  
 
Tehdit, hakaret ve fidye mektuplarında eğitim ve coğrafya kökeninin yazım diline yansıtılmasından mukayeselerle analiz edildiğinde yazar hakkında bazı ipuçları bulunabilir. Ancak, kesinlikle yaş, ırk, din, cinsiyet, medeni durumu, zayıf ve güçlü noktaları konularında dünya grafologları tarafından bir frofilleme yapılabileceği savı söylenebilirken adli grafologlar bu konuda aynı fikirde değildir.
 
Başka bir önemli konu da karşılaştırmalarda kalemin (keçeli  ibaresi kullanılan gazlı, işaretleme kalemi”, mürekkepli kalem, bilye uçlu kalem, kurşun kalem, v.s.) önemi büyüktür. Keçeli kalemlerde baskı kalitesi düşük iken, dolma kalemlerde kalem ucunun kesik olması yazılarda incelme ve kalınlaşmalara sebep olur. Bunun sebebide kalem ucunun kesik uç olması, kalemi kavrama ve parmaklarla yanlış yönlendirmedir. Kurşun kalemlerde de buna benzer bir yakınlık vardır. Hatta kurşun kalem ucunun sert olması ve yuvarlak uçlu olmaması durumunda kişinin kaligrafik ve karakteristik özellikleri dışında bir oluşum çıkar.  Bilye uçlu kalemlerde ise bilye süreli hareket ederek yüzeye basınç bırakırken, mürekkep akışkanlığında yavaşlama olduğunda yazı hatları belirginsizleşir.  
 
Yetişkinlere ait el yazıları incelendiğinde yazının genelde ilk başlık ya da ilk paragrafında bilinçli yazı yazılabilir. Daha sonra yazı bilinçsizce otomatik yazılır. El yazısı dışavurumcu hareketin eller parmaklar kaslar yardımıyla bağımsız bir motor faaliyetine dönüşür.Çünki yazarın yazılarındaki hızı, kalem basıncı, harf bağlantıları, verdiği aralıklar, el titremesi, geri döngüler ve noktalama işaretleri ile diğer kişilerden benzersizliği vardır.
 
Serbest yapılmış sahte yazı ve imzalar asla hatasız değildir. Yüzeyde bazı küçük tereddütler, yama, titreme el hareketleri bir uzman tarafından yeterince büyütülerek görülebilir. Ve asla mükemmel değildir çünki hız ritminde farklılıklar göze çarpar. Karbon ve suret belgelerde de aynı husular göze çarpar, orijinalinden farklılıklar gösterir. Yazarı bilinmeyen bir el yazısını tanımada sahtecilik bilgisi ile donanımlı bir analiz ile sonuca gidilmesi mümkün iken aynı profilin karakterini analiz etmek psikolojik ve grafolojik yorum gerektirir.
 
Sahtecilikteki başarılı algılama özgün yazılmış samimi mukayese yazı ve imzalara dayanıyor. Birçok kişinin yazı ve imza örnekleri seçim kütüklerinde, noterde, bankada, posta işletmelerinde ve abonelik kayıtları olan kurumlarda, adres değişikliği yaptığı muhtarlıklarda olabilir.  
 
Şantajcı, soyguncu gibilerinden mukayese yazı alındığında genelde değiştirme gayreti ile yazı yazarlar, mesela ağır basınç uygulayarak bazı harf karakterlerini abartaracak kadar farklı yapmaya çalışır.  Şahıs kendine ait benzersiz olan otomatik el yazısını yazmaktan kaçınmak için yazısını düşünerek ve yavaş bir hızla gerçekleştirecektir. Grafolojinin temel iddasında yazma isteği aynı hızda olmalıdır, yani tahrikli ivme kazanmış bir yazı olmalıdır. Basit harflerin formları eşit olmalıdır.
 
Günümüzde bile psikologlar, grafoloji profilleme tekniği kullanarak oluşturdukları fikir edinme tekniği ile adayların işletmelere değerlendirmesini ve yorumunu yaparak işe alınmasını yada alınmamasını sağlamaktadır. Bu teknik uygulamalarda kullanılan yaygın bir sistemdir.
 
İşverenler, işe alacakları kişilerin eğilimlerini genelde öğrenmek istiyor. Dürüst olmayan, güvenilmez insanların etrafında kim vardır? Güvenilmezlik yansıtan el yazısı özellikleri bazı usulsüzlük, kaypaklık özellikleri yanı sıra şiddet içeren çeşitli psikopat ve sosyopatik olumsuz davranışlardır. Ancak, insanları bu şekilde etiketlemek geçmişte işledikleri suçlara bakarak güvenilmez, sahtekâr zihin yapısına sahip karakterde olduğunu söylemek ve buna göre iş başvurusunu kabul etmek ne kadar doğrudur bence bu tartışılmalıdır.
 
Yüz Fotoğrafları üzerindede bu na benzer değerlendirmeler yapmak mümkündür. Alın yüksekliği saç tarama biçimi, saç traş şekli, göz kapakları ile kaş arasındaki mesafesine, gözlerin birbirine yakınlığına, yanak kemikleri, çene yapısı ve açısı ile kulakların yapısı, (Kulaklar, insan vücunda parmak izi gibi değişmez özelliktedir. Suçluların teşhisinde kullanılan önemli bir tekniktir. Ayrıca, Japon bilim adamlarınında doğruladığı 1996 yılındaki bir çalışmada, insanın kulaklarının yılda 0,22 mm. “0,01 inç” büyüdüğü kabul görmüştür. Tabi bu büyüme yıldan yıla değişebileceği görüşü hakimdir.), dudakların sola yada sağa bakması, genişliği, buruna mesafesi, alt dudağın sarkması, burun deliklerinin özellikleri v.b.
 
El yazısı ve imzalardaki sahtecilik tespitlerini algılamada, kızılötesi görüntüleme ve diğer optik cihazların kullanımı gibi test türlerinin tümü göz yardımıyla yapılır. Kızılötesi görüntüleme cihazı sayesinde kimyasal silinmeler ile yazım değişiklikleri algılanır. Morötesi görüntüleme tekniği ile mürekkep yansımaları tespit edilir. Görünür dalga boyundaki filtre yardımıyla yapılan bu incelemeler ile görsel yansımaların tespitinde kızılötesi ışıma, ultraviyole, floresans görüntüleme ve eğik (yatay) aydınlatma teknikleri kullanılır.  Fulaj izi tespitinde elektrostatik algılama cihazları (ESDA) orijinal veya sekonder sayfalarda bulunan gizli izlerin tespitini algılamada yardımcı olurken eğik (yatay) aydınlatma tekniği ile gölgelendirme yapılarakta tespite gidilebilinir. Bu eğik ışık kaynağı ile ayrıca kağıt yüzyindeki deforme olan bölümlerde bulunan silinti ve kazıntılarda tespit edilebilinmektedir.
 
Follow Me on Pinterest
 
İçeriğe dön | Ana menüye dön